Haber

Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan: “MECLİS SADECE KANUN YAPAN DEĞİL, DEVLETİ DENETLEYEN MERKEZ OLMALI”

Genel Merkez

ARSLAN: “MECLİS SADECE KANUN YAPAN DEĞİL, DEVLETİ DENETLEYEN MERKEZ OLMALI” Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan’dan 1 Ekim’de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde dikkat çeken Meclis çağrısı: “600 milletvekili yalnızca…


ARSLAN: “MECLİS SADECE KANUN YAPAN DEĞİL, DEVLETİ DENETLEYEN MERKEZ OLMALI”

Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan’dan 1 Ekim’de başlayacak yeni yasama yılı öncesinde dikkat çeken Meclis çağrısı: “600 milletvekili yalnızca el kaldırmak için değil, millet adına sormak, araştırmak ve denetlemek için seçiliyor.”

ANKARA — Türkiye Büyük Millet Meclisi, 51 günlük aranın ardından 1 Ekim’de 28. Dönem 5. Yasama Yılı’na başlayacak. Yeni yasama yılı öncesinde açıklamalarda bulunan Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan, Türkiye’de yasama organının denetim fonksiyonunun daha güçlü hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Arslan, güçlü devlet anlayışının yalnızca güçlü yürütmeden ibaret olmadığını belirterek, güçlü yürütme, güçlü Meclis, bağımsız yargı ve etkin denetimin birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğunu söyledi.

“600 MİLLETVEKİLİ SADECE EL KALDIRMAK İÇİN SEÇİLMİYOR”

Arslan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Büyük Millet Meclisi millet iradesinin tecelli ettiği makamdır. 600 milletvekili yalnızca önlerine gelen kanunlara el kaldırmak için seçilmiyor. Millet adına soru sormak, araştırmak, denetlemek ve gerektiğinde yanlışın karşısına çıkmak için seçiliyor. Meclis’in denetim gücünü artırmak, devleti zayıflatmaz; tam tersine devletimize güç kazandırır.”

Arslan, siyasi parti ayrımı yapılmaksızın kamu gücünü kullanan herkesin denetlenebilir olması gerektiğini belirterek, Meclis’in bu noktada daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.

“CUMHURBAŞKANININ MÜCADELESİ MECLİS DENETİMİYLE GÜÇLENMELİ”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Eylül’de fon soruşturmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, milletin hakkına, hukukuna, malına ve mülküne el uzatanların karşılarında devleti bulacağını söyledi. Erdoğan ayrıca vatandaşın hakkının yenilmesine göz yummayacaklarını ifade etti. 

Arslan, Cumhurbaşkanının ortaya koyduğu bu iradenin devletin bütün kurumları tarafından desteklenmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanımız ‘Milletin hakkına el uzatan karşısında devleti bulur’ diyorsa, devletin en güçlü denetim mekanizmalarından biri de milletin Meclisi olmalıdır. Cumhurbaşkanının yürütme içerisindeki mücadelesini, Meclis millet adına denetim yaparak güçlendirmelidir. Bu bir yetki kavgası değil, devlet kurumlarının aynı hedef doğrultusunda çalışması meselesidir.”

ARSLAN’DAN “MİLLİ DENETİM KOMİSYONU” ÖNERİSİ

Arslan, yeni yasama yılında Türkiye’nin “Milli Denetim Komisyonu” adı altında yeni ve güçlü bir parlamenter denetim mekanizmasını tartışması gerektiğini belirtti.

Önerilen yapının parti ayrımı yapmaksızın büyük kamu ihaleleri, kamu taşınmazları, stratejik kamu yatırımları ve ciddi kamu zararı iddiaları gibi konuları inceleyebilmesi gerektiğini ifade eden Arslan, komisyonun amacının yargının görevini üstlenmek değil, Meclis’in millet adına siyasi ve idari denetim kapasitesini güçlendirmek olması gerektiğinin altını çizdi.

“Bir yerde milyarlarca liralık kamu kaynağı kullanılıyorsa milletin Meclisi orada soru sorabilmelidir. Bir kamu arazisi el değiştiriyorsa bunun kamu yararına olup olmadığını araştırabilmelidir. Büyük bir kamu ihalesi yapılıyorsa şeffaflığını sorgulayabilmelidir. Milletin parasının olduğu yerde milletin denetimi de olmalıdır.”

“DENETİM İKTİDARA KARŞI DEĞİL, DEVLET İÇİN YAPILIR”

Meclis denetiminin iktidar-muhalefet kavgasına indirgenmemesi gerektiğini belirten Arslan, denetimin siyasi hesaplaşma aracı haline gelmesi durumunda amacından uzaklaşacağını söyledi.

Arslan şöyle devam etti:

“Denetim iktidara karşı yapılmaz; millet adına yapılır. Bugün bir iktidarı denetleyen sistem yarın başka bir iktidarı da denetler. Biz kişilere göre sistem kuramayız. Öyle bir devlet düzeni kurmalıyız ki kimin iktidarda olduğunun önemi olmadan aynı şeffaflık ve aynı hesap verme standardı devam etsin.”

“DEVLETİN GÜCÜ, HATASINI BULABİLMESİNDEDİR”

Arslan, devlet kurumlarının denetlenmesinin devlete yönelik bir güvensizlik olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu da ifade etti.

“Güçlü devlet, hiç hata yapılmayan devlet değildir. Böyle bir devlet dünyada yoktur. Güçlü devlet, hatasını kendi kurumlarıyla bulabilen, yanlış yapanı korumayan ve yanlışı düzeltebilen devlettir. Denetimden korkan değil, denetimi kurumsallaştıran devlet güçlüdür.”

“MİLLETVEKİLİ PARTİSİNİN DEĞİL, MİLLETİN DE VEKİLİDİR”

Arslan’ın açıklamasındaki en dikkat çekici mesajlardan biri de milletvekillerinin sorumluluğuna ilişkin oldu.

Milletvekillerinin parti kimliklerinin bulunduğunu ancak seçildikleri andan itibaren millet adına anayasal sorumluluk üstlendiklerini belirten Arslan:

“Milletvekili elbette bir siyasi partiden seçilir. Fakat o Meclis’e girdiğinde yalnızca partisinin değil, milletin de vekilidir. Gerektiğinde soru soracak, araştıracak, milletin bir kuruşunun hesabını takip edecek. Meclis’in itibarı da burada başlar.”

ifadelerini kullandı.

Arslan, 1 Ekim’de başlayacak yeni yasama yılının yalnızca yeni kanunların konuşulduğu değil, Meclis’in denetim gücünün, şeffaflığın ve hesap verebilirliğin de tartışıldığı yeni bir dönemin başlangıcı olması gerektiğini söyledi.

“DEVLETİN GÜCÜ DENETİMSİZLİĞİNDE DEĞİL, KENDİSİNDEN BİLE HESAP SORABİLMESİNDEDİR.”

Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan