Haber

Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan: “TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK PROJESİ İNSAN OLMALIDIR”

Genel Merkez

Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan: “Yol da yapacağız, fabrika da kuracağız, teknoloji de üreteceğiz. Ama bütün bunları yapacak insanı yetiştiremezsek yaptığımız hiçbir yatırım bizi geleceğe taşıyamaz.” Yeni Yüzyıl…


Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan: “Yol da yapacağız, fabrika da kuracağız, teknoloji de üreteceğiz. Ama bütün bunları yapacak insanı yetiştiremezsek yaptığımız hiçbir yatırım bizi geleceğe taşıyamaz.”

Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan, Türkiye’nin geleceğine ilişkin eğitim, teknoloji, üretim ve gençlik politikalarını kapsayan değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde en büyük yatırımının nitelikli insan yetiştirmek olması gerektiğini belirten Arslan, devletlerin geleceğinin yalnızca fiziki yatırımlarla değil; eğitimli, ahlaklı, üreten ve sorumluluk sahibi nesillerle inşa edileceğini söyledi.

Türkiye’de son dönemde yapay zekâ, siber güvenlik ve ileri bilgisayar sistemleri gibi stratejik alanlarda insan kaynağı yetiştirmeye yönelik yeni programların hayata geçirildiğine dikkat çekiliyor. YÖK tarafından açıklanan Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Programı’nın ilk yılında 550 genç araştırmacının yetiştirilmesi, beş yılın sonunda ise yaklaşık 3 bin araştırmacının bilim ve teknoloji ekosistemine kazandırılması hedefleniyor.

Arslan ise meselenin yalnızca teknoloji eğitimiyle sınırlandırılmaması gerektiğini belirterek, Türkiye'nin eğitimden sanayiye uzanan kapsamlı bir “insan yetiştirme seferberliğine” ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

“FABRİKAYI DA İNSAN KURAR, DEVLETİ DE İNSAN YÜCELTİR”

Dr. Mehmet Ali Arslan, “Bir ülkenin en büyük sermayesi toprağının altında değil, insanının aklında ve karakterindedir. Petrolünüz bitebilir, fabrikanız eskiyebilir, yaptığınız bina bir gün yıkılabilir. Fakat iyi yetiştirdiğiniz bir nesil, kendisinden sonraki nesilleri de yetiştirir. Fabrikayı da insan kurar, teknolojiyi de insan geliştirir, devleti de insan yönetir. Öyleyse Türkiye'nin en büyük projesinin adı insan olmalıdır.” dedi.

Eğitimin yalnızca diploma almaya indirgenmemesi gerektiğini vurgulayan Arslan, gençlerin yeteneklerine göre yönlendirildiği, mesleki eğitimin güçlendirildiği ve üniversite-sanayi ilişkisinin daha üretken hale getirildiği bir model üzerinde durulması gerektiğini savundu.

“HER GENCİ ÜNİVERSİTEYE DEĞİL, HER GENCİ BİR GELECEĞE HAZIRLAYALIM”

Türkiye’de eğitim tartışmalarının uzun yıllardır üniversiteye giriş üzerinden yürütüldüğünü ifade eden Arslan, meslek sahibi olmanın yeniden itibarlı hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

Arslan şöyle devam etti:

“Her gencimizi aynı kapıdan geçirmek zorunda değiliz. Bir genç bilim insanı olabilir, diğeri mühendis, bir başkası yazılımcı, teknisyen, usta, çiftçi veya girişimci olabilir. Bizim görevimiz herkese aynı hayatı dayatmak değil, her insanın kabiliyetini ortaya çıkarmaktır.

Her genci üniversiteye değil, her genci bir geleceğe hazırlayalım. Diploma verip iş arayan milyonlar oluşturmak yerine; bilgi, meslek ve beceri kazandırarak üreten nesiller yetiştirelim.”

“YAPAY ZEKÂYI KULLANAN DEĞİL, ÜRETEN GENÇLER YETİŞTİRMELİYİZ”

Teknolojik dönüşüme ayrıca değinen Arslan, yapay zekânın önümüzdeki yıllarda eğitimden sanayiye ve kamu yönetimine kadar birçok alanı değiştireceğini belirtti.

Millî Eğitim Bakanlığı tarafından bu eğitim-öğretim yılında uygulamaya alınan yapay zekâ eğitim programının 5,2 milyon ortaokul öğrencisine ulaştırılması hedefleniyor. Program, öğrencilerin yapay zekâyı yalnızca kullanmasını değil, anlamasını, etik açıdan sorgulamasını ve toplumsal fayda için üretmesini amaçlıyor.

Arslan, Türkiye’nin bu dönüşümü daha geniş bir stratejiyle ele alması gerektiğini belirterek, “Çocuklarımızı yalnızca teknolojinin müşterisi haline getirirsek geleceğin pazarını başkaları kurar. Biz kod yazan, yazılım geliştiren, robot yapan, patent alan, kendi markasını kuran ve dünyaya teknoloji satan gençler yetiştirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

“BEYİN GÖÇÜNÜ YASAKLARLA DEĞİL, UMUTLA DURDURURSUNUZ”

Nitelikli gençlerin Türkiye’de kalmasının yalnızca ekonomik bir mesele olmadığını ifade eden Arslan, liyakat, fırsat eşitliği ve çalışma ortamının da önem taşıdığını söyledi.

“Gençlerimize ‘gitmeyin’ demek yetmez. Neden kalmaları gerektiğini göstermek zorundayız. Bilim insanına araştırma imkânı, girişimciye fırsat, genç mühendise çalışma alanı, başarılı öğrenciye liyakatli bir gelecek sunacağız. İnsanları ülkelerinde tutmanın yolu kapıları kapatmak değil, umut kapılarını açmaktır.”

“AHLAKI OLMAYAN BİLGİ, TOPLUMA FAYDA ÜRETMEYEBİLİR”

Arslan, teknolojik ve akademik gelişmenin ahlaki değerlerden ayrı düşünülemeyeceğini de belirterek partisinin “Ahlakla büyüt, adaletle yönet” anlayışına vurgu yaptı.

“Biz sadece zeki nesiller istemiyoruz. Bilgisini insanlığın yararına kullanan nesiller istiyoruz. Çok bilen fakat adalet duygusu olmayan insanın elindeki bilgi topluma fayda sağlamayabilir. Eğitim aklı büyütürken vicdanı küçültmemelidir. Bilim ile ahlakı, teknoloji ile insanı karşı karşıya koymayacağız.”

ARSLAN’DAN “10 YILLIK İNSAN YATIRIMI PROGRAMI” ÇAĞRISI

Dr. Mehmet Ali Arslan, Türkiye’nin siyasi dönemlerden bağımsız şekilde uygulanabilecek uzun vadeli bir insan kaynağı planlamasına ihtiyaç duyduğunu savundu.

Bu yaklaşımın; okul öncesinden üniversiteye eğitimi, meslek liselerini, üniversite-sanayi iş birliğini, yapay zekâ ve siber güvenlik eğitimini, yabancı dil öğretimini, araştırmacı yetiştirmeyi ve genç girişimciliğini ortak bir hedef altında buluşturması gerektiğini ifade etti.

“Türkiye on yıl sonra hangi mesleklerde kaç insana ihtiyaç duyacağını bugünden hesaplamalıdır. Çocuklarımızı geçmişin mesleklerine hazırlayıp geleceğin dünyasına gönderemeyiz.”

“2050’NİN TÜRKİYE’SİNİ BUGÜN SINIFLARDA YETİŞTİRİYORUZ”

Açıklamasının sonunda Arslan, gelecek vizyonunu şu sözlerle anlattı:

“Biz 2050 Türkiye'sini konuşurken sadece köprüleri, yolları, binaları konuşmayacağız. Kaç bilim insanı yetiştirdik? Kaç dünya markası çıkardık? Kaç mühendisimiz kendi teknolojisini geliştirdi? Kaç gencimiz toprağından üretim yaptı? Kaç ustamız bilgisini çırağına aktardı? Ve en önemlisi, nasıl bir insan yetiştirdik? Bunları soracağız.

Çünkü 2050'nin Türkiye'sini 2050 yılında kurmayacağız. O Türkiye bugün ilkokula başlayan çocuğun sınıfında kuruluyor.

Bir ülkenin geleceğini değiştirmek istiyorsanız önce insanını yetiştirin. Çünkü güçlü insan güçlü aileyi, güçlü aile güçlü toplumu, güçlü toplum da güçlü devleti meydana getirir.

Yeni Yüzyıl Partisi olarak bizim anlayışımız açıktır:

Aklı bilimle, eli üretimle, vicdanı ahlakla buluşan bir nesil istiyoruz.

Ve diyoruz ki:

TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK PROJESİ İNSANDIR.

ÇÜNKÜ GELECEĞİ BİNALAR DEĞİL, İNSANLAR İNŞA EDER.”

Dr. Mehmet Ali Arslan
Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı

Yeni Yüzyıl Partisi Genel Başkanı Dr. Mehmet Ali Arslan: “TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK PROJESİ İNSAN OLMALIDIR” · Hatay İl Başkanlığı